Skip to content

mutluluk…

May 8, 2009

(Umut Sarıkaya’nın “mutsuzluk” tanımlarına atfen..)

Yüzündeki gülümsemeyi, kalbindeki ferahlığı görmezden gelip abuk subuk hayallere mutluluk adını takarak hayatı kendine zindan eden ey insanlar! Yaşamımız üç saniye içinde değişme potansiyeline sahipken planlar kurmak o planların sonunda gelinen noktayı da mutluluk olarak adlandırmak, bu kavrama yapılan bir haksızlık değil midir?!

Mutluluk

Mutluluk

Buraya günlerinize güzellikler katan ama genellikle fark edemediğiniz ve inşallah artık bilincine varıp da hayatınızın gerçekten nasıl olduğuna karar verebileceğiniz kısa bir mutluluklar silsilesi yazıyorum. Okuyun ve gülümseyin🙂 İşte mutluluk:

  • Ansızın bastıran yağmurda sırılsıklam olmuşken döküntü bir cafeye sığınıp sıcak bir çay içmektir.
  • Hapşurmak üzereyken onca aramalara rağmen çantada bulunamayan mendili bir arkadaşın uzatmasıdır.
  • Dostunun senin çayı kaç şekerli içtiğini bilmesi ve mutfaktan getirirken hazırlayıp getirmesi, böylece kılını kıpırdatmana gerek kalmamasıdır.
  • Apartmana girmeden hemen önce başlayan ve asansörde büyük bir işkenceye dönüşen sıkışıklık halinde kapının önünde anahtarı hemen bulabilmektir.
  • O bunaltıcı telaş içerisinde anahtarın tek denemede kapı deliğine girmesidir.
  • Hiç beklenmeyen bir zamanda çok eski bir dosttan gelen “nbr” yazan kısa mesajdır.
  • Gün boyu aklına takılan ama sözlerinin bir kısmını bir türlü hatırlayamadığın şarkının akşam eve geldiğinde televizyonda çalmasıdır.
  • Pamuk şekerdir.
  • İnternete yüklenmesi gereken ödevi son dakikada yetiştirebilmektir.
  • Toplu taşıma araçlarında karşı cinsin yakışıklı/güzel bir üyesiyle bakışmaktır.
  • Sabah alarmı duymadan uyanınca geç kalındığı korkusuna kapılıp saate bakılınca aslında çok erken olduğunun anlaşılması ve tatlı uykuya geri dönülmesidir.
  • Okunmayan ve bir arkadaşa emanet verilen bir kitabın arasından, yıllar önce saklanmış oldukça iyi miktarda para çıkması ve arkadaşın sizi geri arayıp para buldum demesidir.
  • Çocukluğunda yediğin çikolatanın yıllar sonra tekrar satışa sunulmasıdır.
  • Gazlı içecek kutusunu açarken çıkan “tıss” sesidir.
  • İçi boş zannedilen damacanadan bir bardak su çıkmasıdır.
  • Cepte beş kuruş para yokken bir arkadaşının yemek ısmarlamasıdır.
  • Beğendiğin ama bedeni sana uymayan bir kıyafetin başka bir şubede sana uygun olanının bulunması ve getirtilmesidir.
  • Uykusuz dergisini aldığında arkadaşların otlanmadan önce okuyabilmendir.
  • Yanlışlıkla sildiğin dosyanın bir yedeğini bulmaktır ya da geri alma yöntemini keşfetmektir.
  • Tuvalete girdiğinde tuvalet kağıdının son parçasını dahi olsa kullanabilmektir.
  • Vize sonuçların açıklandığında düşük notuna rağmen ortalamanın üstünde kaldığını görmektir.
  • Geç kalıp başlangıcını kaçırdığını sandığın dizinin hala özet geçiyor olmasıdır.
  • İddaa’da sallantıdaki tek maç yüzünden kuponun yatması korkusunun maçın istenen sonuçla biterek yok olmasıdır.
  • Darmadağınık bıraktığın yatağı eve döndüğünde toplu bulmaktır.
  • Gecenin bir yarısı çok acıkınca dışardan söylediğin yarım ekmek tavuk dönerdir.
  • Kaçırıldığı takdirde 20 dakika kaybettirecek olan vapura son anda yetişmektir.
  • Trafikteyken hiçbir kırmızı ışığa yakalanmamaktır.
  • Platonik aşkının laf arasında fark etmeden de olsa “canım” demesidir.
  • Moralinin bozuk olduğu bir günde annenin en sevdiğin yemeği yapmış olmasıdır.
  • Halka açık alandaki tuvalet kapısının önünde sıra olmamasıdır.
  • Seçimlerde senin desteklediğin adayın kazanmasıdır.
  • Buluşma noktasına arkadaşınla aynı anda gelmektir.
  • Küçük bir çocuğa şeker verdiğinde onun yüzünde gördüğün gülümseyiştir.
  • Sevdiğinin sana güzel bir şarkı dinletmesidir.
  • Keşke yağmur yağsa diye düşündükten yarım saat sonra mucizevi bir şekilde yağmur yağmasıdır.
  • Kulaklıkla müzik dinlerken bir arkadaşının “ben de dinleyebilir miyim” sorusuna maruz kalmamak, kulaklığın tekini uzatmak zorunluluğunda bulunmamaktır.
  • Sırf kibarlık olsun diye, tabakta son kalan bisküviyi arkadaşına ikram ettiğinde arkadaşının teklifi geri çevirmesidir.
  • Kumpire istediğin mezeden istediğin kadar koydurabilmektir.
  • Erkek arkadaşının kırk yılın başında üstelik sana hissettirmeden sürpriz hazırlayabilmiş olmasıdır.

[bu kadarı yeter devamını da siz keşfedin🙂 ]

_lapsus alumni_

No comments yet

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: