Skip to content

Gitme diyemedi (part 2)

August 27, 2009

Part 1 için tıklayınız

— 6 saat önce —

Ağır ağır topladı bavulunu adam arkadan çalan veda müziğine eşlik edercesine. Sevdiği kadına söyleyemedikleri yüzünden şehri terk etmek zorundaydı.. İncitmemek için kadınını gidiyordu bu kalabalık şehirden.. Gideceği yer ise meçhul.. Rastgele alınmış bir tren bileti, sonra belki otobüs, belki de vapur.. Mümkün olduğunca uzaklara kaçmalıydı..

Kapamadan önce valizi, en üste çok sevdiği fotoğrafı çerçevesinden çıkarıp özenle yerleştirdi. Yanına bir hırka aldı. Belli mi olurdu sonbaharın hali. Bir daha geri dönme şansı olamayabilirdi. Son bir defa baktı odaya ve kapıyı çekti usulca. Kapının anahtarını sabah alacaktı üst komşusu saksının içinden.

Dışarı çıktığında şehrin gürültüsünü içinde hissetti. Ağaçlar yapraklarını sarartmıştı, rüzgar ise durmak isteyen yapraklara inat söküp alıyordu onları ağaçtan çürümek üzere. Taksiye işaret etti ve binince

“Haydarpaşa’ya” dedi şöföre.

–4 saat önce–

Sevdiğine sadece mektup bırakmıştı gideceğini dahi söylemedi. Kaçıyordu çünkü. Nasıl söyleyebilirdi ki başkasına ait olduğunu.. Bilmemeli düşüncesiydi kaçmaya iten. Şehrin akıp giden görüntüsüne taksinin camından uzun uzun baktı. Tüm kadınlardan, tüm sevdiklerinden, tüm aşık olduklarından kaçıyordu. 3’ü aynı şehirde olamazdı. Boşanma davası açamıyordu çocuklarından dolayı. Fakat bir başkasına daha açmışken yüreğini dar geldi İstanbul ona.

Taksicinin “Geldik abi” sesiyle kendini toparladı ve adama parayı uzattı. Bavulunu eline alıp yürümeye başladığında tanıdık bir yüzü fark etti. Sevdiği kadın oradaydı. Merdivenlere oturmuş bekliyordu adamı. Göz göze geldiler. Kadın ayağa kalktı ve adama doğru yürüdü. Sırtını dönüp gitmek istedi adam ama yapamadı. Sadece olduğu yerde durabildi.

Kadın gözleri dolu dolu adama baktı. Gitme diyebilmek istiyordu. Ama adam mektubunda demişti ki “Sevmiyorum seni. Hepsi birer oyundu.” Oysaki gerçekler farklıydı…

Kadın o kadar onursuz olamazdı. Gitme diyemezdi sevdiğine. Sadece son kez görebilmek için gelmişti buraya. Adam “Ben gidiyorum” dedi ve kadının alnına küçük bir öpücük kondurduktan sonra bavulunu tekrar alıp trene doğru yürümeye başladı. 2 dakika boyunca kadın hareketsiz kaldı, ne yapacağını şaşırmıştı. Ve sonra trene doğru koşmaya başladı. Ama bilmiyordu ki trenin çoktan kalkmaya hazırlandığını. Hangi vagondaydı acaba diye düşündü.. Koşsa yetişebilir miydi kapıya.. İçindeki diğer ses durdurdu onu. Sadece trenin arkasından bakakaldı ve olduğu yerde kaldı bir süre. Daha sonra kendini biraz toparlayınca Bahariye’ye doğru yürümeye başladı. Gecenin neredeyse 3 ü olmuştu. Bir kaç tinerci dışında sokaklar bomboştu. Stresten hafif bir mide bulantısı geçirdiğini düşündü ve bir banka oturdu..

-To be Continued-

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: